Enflasyonun sebepleri ve mücadele yolları

  • 05
    EKİ
    906 hit
    Enflasyonun sebepleri ve mücadele yolları

     Dünya genelinde yaşanan ekonomik daralma, ülkeleri giderek zorluyor. Pandemi, bazı ülkelerin ekonomik gücünü tüketme noktasına getirdi, ülkeler sanki entübe oluyor. Hükümetlerin krizle mücadele için oluşturduğu destek paketleri bile sorunu kökten çözmeye yetmiyor. Tarihsel ekonomik krizlere baktığımızda, hiçbirinin sihirli değnek dokunuşu ile bıçak gibi kesilmediğini, toparlanmanın yıllar sürdüğünü görüyoruz.
    Ekonomiye dair ülkelerin korkusu ve sorunlarının başında enflasyon gelmektedir.
    Toplam talebin toplam arzdan fazla olduğu durumlarda, fiyatlar genel düzeyinin yükselmesi enflasyona neden olur. Bu durum alım gücünün düşmesine, ithalatın artmasına, döviz ve altının yükselmesine, yatırımların ve tasarrufların azalmasına, gelirlerin reel olarak düşmesine, ödemeler dengesinin bozulmasına, faizlerin yükselmesine ve benzeri ekonomik problemlere yol açabilir. İlaveten toplumsal sorunların oluşmasına, sosyal adaletin bozulmasına ve spekülatif olayların artmasına neden olabilmektedir. Enflasyon gelir dağılımını değiştirmekte, düşük gelirli ile yüksek gelirli arasındaki makası daha da açmaktadır. Enflasyonla girdi fiyatlarının yükselmesi, maliyetleri artırmakta ve böylece üretim hacmini daraltmaktadır. Bu da yeni sorunları ve işsizliği büyütebilmektedir.

    TEK HANEYE İNDİRME BAŞARISI
    Enflasyonun oluşması birçok faktörü kapsar.
    Kolay anlaşılması bakımından talep, arz ve parasal kaynaklı nedenden bahsetmek istiyorum. Üretilen mal ve hizmetlerin toplam talebi karşılayamaması durumunda talep enflasyonu, girdi fiyatlarının yükselmesi (maliyetlerin artması) nedeniyle arz (maliyet enflasyonu) meydana gelmektedir.
    Ekonomide aşırı para arzı çıkması parasal enflasyona neden olmaktadır. Bunun ortaya çıkması için para arzının para talebinden yüksek olması gerekir. Herhangi bir şeyin çok fazla arzı varsa, onun fiyatı düşer.
    Enflasyona neden olan konuları incelediğimizde pek çok parametre olduğu görülmektedir.
    Bu yüzden istenilen düzeye getirmek için bir reçete vermek mümkün değildir. Enflasyonu tek haneye indirmek bu süreçte başarılı sayılmalıdır.
    Enflasyonla mücadelede noktasında yapılabilecekler bellidir. Toplam arzı yükseltecek uygulamalar desteklenmelidir.
    Bunun için girişimciye girdi maliyetlerinin azaltmak için enerji (elektrik, doğalgaz) desteğinin sağlanması, personel giderlerinin karşılanması, vergi indirimi uygulanması, hammadde desteğinin sağlanması gibi etkenlerle üretim arttırılacaktır.
    Üretim artışı, işsizliğin azalması ve milli gelirin artması anlamına gelir.

    SERBEST PİYASANIN ETKİSİ
    Ayrıca bir yıl içinde üretime geçilebilecek, katma değerli ürünlerin üretilmesi noktasında yatırımların teşvik edilmesi sağlanmalıdır. Özetle, arzı arttıracak politikalara odaklanılmalıdır. Öte yandan talebi azaltmaya yönelik maliye politikaları da etkilidir. Çünkü enflasyon dönemlerinde toplam talep toplam arzdan fazla olmaktadır.
    Arz-talep dengesini düzenleyecek maliye politikaları uygulamaya konulabilir.
    Enflasyonla mücadelede en büyük görev şüphesiz Merkez Bankası'na düşmektedir.
    Para politikalarını etkin yönetmesi ve fiyat istikrarı sağlaması için Merkez Bankası'nın bağımsız olması gerekmektedir. İhtiyaç ve istek ayrımının iyi analiz edilip, israf yaratan kalemlerin kaldırılması ve tasarruf odaklı bir kamu politikası da diğer etkenler arasındadır.
    Dünyada ve ülkemizde yaygın olan serbest piyasa ekonomisi de enflasyona neden olan diğer etkenlerdir. Serbest piyasa uygulamaları bazen büyük dengesizliklere neden olabilmektedir. Bu konuda bazen ürün ve sektör bazında bir yasal düzenleme getirilmesi de gerekebilir.
    Enflasyon domino taşı etkisi ile hayatımıza olumsuz etkiler yapar. Ülkemizin ekonomik gücünü arttıracak uygulamalar, profesyonel yapılar, daha çok verimli bir iş gücü, daha üretken ve kararlı politikalarla enflasyonun tek haneli rakamlarda tutulması sağlanabilirse, bu önemli bir başarı olacaktır.