İnsan Kaynağı sistemi dönüştürür

  • 26
    EKİ
    1099 hit
    İnsan Kaynağı sistemi dönüştürür

     Türkiye ekonomisinin güçlenmesi için beşeri sermayenin çok önemli olduğunu ve bu konuya odaklanılması gerektiğini sıklıkla dile getiriyorum.
    İnsana yatırım ne kadar fazla olursa, ülkemizin gelişmesine katkısı o oranda artacak. İnsan Kaynakları ve Yönetim uzmanı olarak, insanın en değerli sermaye olduğunu bir kez daha söylemeliyim.
    Bunu gelişmiş şirketlerin ve gelişmiş ülkelerin yapılarını incelediğimizde görüyoruz.
    Öte yandan kendi tarihimize baktığımızda insana - eğitime - bilgiye - bilime değer verildiğini kaynaklar anlatıyor.
    Ülkemizin temel meselesi insan (eğitim ve liyakat) ve sistem. Çünkü gelişmek için insan nitelikli işgücü önemlidir. Özel sektörde ve kamuda iyileştirilmeye yönelik, çalışılması gereken çok çeşitli alanlar var.
    Özellikle kamu insan kaynakları politikalarının yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
    Çünkü kamu kararları ülkenin geleceğini direkt etkilediğinden, kamuda görev yapan insan kaynağının profesyonel, objektif ve nitelikli olması ülkemizin geleceği açısından çok önemlidir. Kişiler kendisini geliştirmelidir.
    Ancak kamuda objektif, ölçülebilir, takip edilebilir, hesap verilebilir yönetimsel politikaların uygulanması, çalışanların kişisel çabasını arttırmaya, nitelikli, verimli iş çıktıları ortaya koymasına yol açıyor.

    YENİ EKONOMİK PROGRAM
    Bu bağlamda Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Yeni Ekonomik Programda (YEP) yer alan şu husus beni çok mutlu etti. İfadeyi aynen aktarıyorum: "Kamuda kadro ve pozisyonların iş tanımları yapılacak, çalışanların yetkinlikleri belirlenecek, norm kadro çalışmaları gerçekleştirilecek, iş tanımı ve yetkinlikler dikkate alınarak norm fazlası personelin yeniden yerleştirilmesi yapılacak, hedef ve yetkinlik bazlı performans değerlendirme sistemi oluşturularak, başarılı personelin ödüllendirilmesini sağlayacak Kamu İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi kurulacaktır." Umarım profesyonel sonuçları göreceğiz.
    İnsan kaynağımız ve sistemlerimiz ne kadar gelişirse, global değişimlere ülkemizin uyum sağlaması o oranda artacaktır.
    Küresel boyutta önümüzde güzel fırsatlar var ve bunları pekala elde edebiliriz.
    Dünyanın düzeni Kovid-19 ile yeniden değişirken, yeni normal döneminde, dijital dönüşümün getirdiği yenilikler hayatımızın merkezine oturmuş olacak. İş dünyası gelecek stratejilerini planlarken, mevcut iş modellerini ve süreçlerini tasarlarken alt yapısını dijitalleşme üzerine oluşturması şart. Artık geleneksel modeller unutulmalı. İnovatif, bilimsel, teknoloji odaklı, sürdürülebilir, katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı, bütünsel ve kapsayıcı modeller üzerine çalışmalar yapılmalıdır. Şu dönemde ve gelecekte değişim bunu zorunlu kılmaktadır.

    YEREL VE BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ
    Elbette tüm işlerin çevre ve makroekonomik dengelerle uyumlu olması da gerekiyor. Sanayi ve üretim şirketlerinin döngüsel ekonomiyi etkin ve aktif kullanması adına bölgesel merkez entegre sistemler geliştirilebilir. Bu nedenle endüstriye simbiyoz uygulamaları arttırılmalıdır.
    Karşılıklı fayda sağlayacak ortak uygulamaların çoğalması, ülkemizin kaynak yönetimi noktasında çok önemlidir.
    Ülkemizde bu alandaki fırsatlar mevcuttur ve rahatlıkla geliştirilebilir.
    Veri noksanlığı geribildirimler ve web tabanlı sistemlerle giderilebilir, uygulamaya yönelik düzenlemeler yapılabilir. Özellikle yerel ve bölgesel işbirlikleri kurulabilir.
    Bir işletmenin atığının, başka bir şirketin hammaddesi olduğu unutulmamalıdır.
    AB stratejilerinde önemli görülen Avrupa Kalkınma Ajansları Birliği, işletmelerde düşük karbon ekonomisinin, kaynak verimliliğini sağlamak ve sürdürülebilir kalkınmayı hayata geçirmek konularında çok önemli bir araç olduğu vurgulamaktadır.
    Bu kavram da sadece atıkları değil enerji, lojistik, yatırım, su ve insan gücü gibi diğer kaynakları da kapsar. Ancak tüm bunları hayata geçirecek insandır. Unutulmamalı ki, bir insan dünyayı değiştirir.

    Kaynak: Gonca Elibol Yeni Asır Köşe yazısı