KURUMSAL GİRİŞİMCİLİK

  • 02
    EYL
    1215 hit
    KURUMSAL GİRİŞİMCİLİK

     Küreselleşme ile birlikte rekabetin her zamankinden daha yoğun olduğu günümüz ekonomik koşullarında yenilikçi ve girişimci kurumsal bir yapı oluşturmak çok önemlidir. Kurum içinde girişimcileri tanımlayabilmek, işe alabilmek veya yaratabilmek iş dünyasının en önemli hedeflerinden biri haline gelmiştir. Girişimci ve yenilikçi kurumların son zamanlarda artan bu popülerliği iş dünyasının yanı sıra akademisyenlerin de ilgisini çekmiştir.

    Akademisyenlere göre

    Kurumsal girişimcilik uzun vadede başarının reçetesi olarak tanımlanmaktadır.

    Kurumsal Girişimciliğin 5 Boyutu bulunmaktadır.

    1.Otonomi: Çalışanlara sağlanan serbestlik alanı

    2. Yenilikçilik: Her konuda, hizmetlerde, süreçlerde, ürünlerde, yeni bir şey yapma arzusu

    3. Proaktivite: Sektörün 10 sene sonrasını düşünmek vizyon sahibi olmak.

    4. Rekabetçi saldırganlık: Piyasaya karşı son derece dikkatli olmak ve örneğin son derece

    düşük fiyatlarla piyasaya girmek. Kendi halinde tutucu bir şirketi oynamamak, olabildiğince saldırgan olmak.

    5. Risk almak.

    Kurumsal girişimcilik “sürekli gelişim ve değişim” anlamına geliyor. Şirket içindeki katı hiyerarşik yapıların ortadan kaldırılması esasına dayanan sistemde, her çalışanın şirket yönetiminde ve stratejik kararlarda söz hakkı oluyor. Bir tür İK uygulaması olankurumsal girişimcilik, idari sorunların sigortası olarak görülüyor.

    Sistem, yöneticilere şirketin “çalışanlardan kurulu bir topluluk olduğunu” hatırlatmaya odaklanarak, yönetici ve çalışanlara eşit inisiyatifler sunuyor.

    Kurumsal girişimcilikle – girişimci yönetici kavramı iç içedir. Bu yeni akımın göstergesi olarak dünyadaki lider kurumlar artık geleneksel yöneticilerle çalışmak istememekte; işini, şirketin sahibi kadar sahiplenen sorumluluk duygusu yüksek ve girişimci ruhlu yöneticiler aranmaktadır ve bu özelliklere sahip yöneticilerin yıldızı parlaktır.

    Yapılan araştırmalarda dünyanın önde gelen firmaları, geleneksel tipteki yöneticiler yerine, yeni nesil yöneticileri tercih etmeye çoktan başladı. Hiyerarşik yapı yüzünden sıkıntı yaşayan pek çok kurum bu işleyişi ve tabuları yıkacak kişilerle çalışmak istiyor. Yöneticiden en çok beklenen, çalışanların kendilerini şirketin bir parçası gibi hissettirmesini sağlamak. Bunu başaramayan yöneticiler ne yazık ki başarısızlığa yol açmaktadır.

    Bir diğer önemli nokta ise “takım çalışmasıdır”. Kişisel ve bireysel hedeflerin aksine kitlesel hedef ve işbirlikçi yaklaşım çok önemlidir. Bireyci kültürlerde bilgi alışverişi daha az, ilişkiler daha kısa vadeli ve yüzeysel olabileceğinden kurumsal anlamda girişimsel faaliyetler yeterince beslenemeyecektir.

    Kurumsal Girişimcilikte işbirliği ve ortak çalışma firmanın karar verme mekanizmalarının temellerini oluşturmaktadır. Ortak cabalar, bilginin paylaşılması, işbirliği ve birlikte çalışma açıkça değer verilip ödüllendirilen davranışlardır.

    Türkiye’de durum nasıldır sizce? Türkiye’de ise kurumsal girişimcilikle ilgili uygulamaların yer aldığı firmalar, genelde uluslararası şirketler.

    Kurumsal Girişimciliğe önem veren ve bunu başaran şirketlerin en önemli özelliği Ödül Sistemine önem vermesidir. Örneğin bu şirketleri araştırdığımızda farklı uygulamalar olsa da genel olarak şu şekilde personeline ödül sunuyor. Şirketin “kurumsal girişimcileri” diye tanımladığı personeline yüksek maaş artışı, (min.%15) yöneticilere yüksek prim ya da hisse senedi verme, tüm çalışanlara kardan pay veren, personelin isteğine göre home-office uygulama, esnek mesai uygulamaları, yurtdışı master/doktora programı, yabancı dil eğitimi, ayın elemanı, araba, ev vb. uygulamalar söz konusu. Aslında buradaki amaç “çalışanların işyerlerini kendi işi gibi sahiplenme duygusu” ve “çalışanların kendini işyerinde rahat hissetmesi” amaçlanıyor. Böylece şirketler dünyanın en güçlü şirketlerinden biri haline geliyor.

    Sonuç olarak; Dünya çapında değişen koşullara kendilerini adapte eden şirketlerin ayakta kalacağını belirten uzmanlar, değişimin hızı ve yoğunluğu karşısında esnek yönetim sistemlerine ihtiyaç olduğu görüşünde. Gelecekte yapısal esnekliğe önem veren, yeni koşullara adapte olabilen, yenilikçiliği canlandırmanın, çalışanların yaratıcı enerjilerinden yararlanmanın ve kurumu geleceğe taşımanın, çok yönlü ve merkezi olmayan karar alma mekanizmalarının hâkim olduğu şirketlerin daha başarılı olacağına ise kesin gözüyle bakılıyor.

     

    Sevgi ve başarılar dilerim...

    Gonca Elibol