TÜRKİYE'DE İŞ KAZALARI

  • 06
    MAR
    2900 hit
    TÜRKİYE

    Türkiye ölümlü İş kazalarında Avrupa'da 1. Dünyada 3.

    Ne acı değil mi? Keşke, ekonomide, sanatta,sporda turizmde birinci olabilsek.

    Ülkemizin İş kazası oranlarına bir göz atalım.

    Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı bin kişinin üzerinde.

    ILO verilerine göre ölümle sonuçlanan iş kazası oranları Türkiye’de çok yüksek.

    Türkiye’de ölümle sonuçlanan iş kazası oranları ‘100 binde 20,5’ iken bu oran Norveç, İsveç, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerde ‘100 binde 2’ oranının altında. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 170 den fazla iş kazası meydana geliyor. Bu kazalar her gün ortalama 4 işçinin hayatına mal olurken, 6 işçi ise sürekli iş göremez hale geliyor.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014’ün ilk sekiz ayında 1.270 işçi yaşamını yitirdi.

    Yaşamını yitiren işçilerin 325’i maden, 227’si inşaat, 162’si tarım ve 92’si taşımacılık iş kolunda çalışıyordu.Ölenlerin 1.024’ü işçi, kamu çalışanı/memur statüsünde çalışan ücretlilerden, 99’u çiftçilerden, küçük toprak sahiplerinden ve kendi hesabına çalışanlardan, esnaflardan oluşuyor. Görüldüğü gibi oranlar oldukça yüksek. Ayrıca rakamlara yansımayanları kayıt dışı olan ve taşeron çalışanları da siz tahmin edin.

    Ört bas edilen iş kazaları durumu da içler acısı...

    Bilmeyenler yada yanlış bilenler için bir iş kazasısın hukuki tanımı yapmakta fayda görüyorum.

    İş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan;

    a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

    b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

    c) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

    d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

    e) Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaya iş kazası denilmektedir."

    İş kazası meydana geldikten sonra başta çalışana ve ailesine, arkadaşlarına ait olduğu çevre ciddi mağduriyetler ve kayıplar yaşattığı gibi işverene de çok ciddi maddi tazminatlar ödettirmektedir.Birçok işveren ki ülkemizde birçok işletmenin KOBİ olduğunu düşünürsek, iş kazasından meydana gelen tazminatları ödeyemediğinden şirketlerinin yok olmasına yok açmaktadır. Unutmayın "Önlemek ödemekten her zaman daha ucuzdur." Peki bu kadar iş kazası neden meydana gelmektedir? En önemli nedeni "önleyici tedbirlerin alınmaması, önleyici tedbirlere uyulmaması ve denetim eksikliğidir.

    Kusurun en büyük iki suçlusu işçi ve işverendir.

    1-İşveren işçisi için tedbir almak zorundadır.

    2-İşçide önce kendi can güvenliği için bu tedbirlere uymak zorundadır.

    İşveren çalışanı için önleyici tedbirleri almalı, bu tedbirleri aldığına dair belgelerini saklamalı ,çalışanı sürekli denetlemeli ve uygunsuzluk karşısında çalışanı cezalandırmalıdır.

    İşverenin her türlü tedbir almasına rağmen çalışan bu kurallara uymaz ise önce işveren çalışanı uyarmalıdır.

    Bu uyarıyı yazılı şekilde personele bildirmeli onu ikaz etmelidir. Halen devam eden çalışanına son ikaz şeklinde yazı yazmalı, çalışan halen uymuyor ihlal ediyorsa o zaman çalışanını işten çıkarma hakkına sahip olur.

    Burada bir bilgi vermek istiyorum, işletmenize özel iş güvenliği yönetmeliği veya bir genelge hazırlayarak personele mutlaka tebliğ ettiriniz. Çünkü işyeri yönetmelikleri iş kanunun eki niteliği taşımaktadır.

    Ayrıca çevrenizde bir şirketin iş güvenliği tedbirlerini almadığına şahit olursanız "can yanmaması" için ilgili kurumlara şikayet ediniz.(Alo 170 )

    Çalışanın sorumluluğu: Her çalışan İşverenin almış olduğu tedbirlere uymak zorundadır. Örneğin baret takmanız gerekiyorsa "ne gerek var, bana bir şey olmaz, terletiyor, ağırlık yapıyor" vb. mazeretler yaratmayın, kaza yoktur dikkatsizlik vardır. “Bana bir şey olmaz, kaderde varsa ölürüm” şeklinde düşünce tarzından dolayı kazalar oluyor. Şöyle bir düşünün araba kullanıyorsunuz 50 km hızla giderken kaza yaptığınızda yaralanırsınız, ancak 150 km hızla gittiğinizde kaza yaptığınızda ölüm olasılığı çok yüksektir, ya da çocuğunuzun 5. kattan düştüğünü farz edin, "eyvah" diyorsunuz değil mi? Gözümüzün önünden geçtiği anda içimiz cız ediyor. O nedenle önce kendi canımızı düşünerek hareket etmeli, sonra sevdiklerimizi düşünmeli ve de işverenimizi düşünmeliyiz, onlara karşı daima sorumluyuz. Allah hepimize bir akıl vermiş ve aklı kullanmayı da bize bırakmış, İnsan kendi kaderini kendisi yaratır.

    Bir başka husus da İş Güvenliği Uzmanlarının Sorumluluğudur.

    İş güvenliği uzmanlarından, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanun kapsamında görevlerini eksiksiz bir şekilde yapması gereklidir ve de iş güvenliği uzmanları bence ücretini devletten almalıdır. Ayrıca İSG Uzmanlarının sektör tecrübesi ve deneyim yılı şartı olmalıdır. Buna göre yeni bir düzenleme yapılması şarttır.

    İş güvenliği uzmanları atanırken/seçilirken: Sektöre ve mezuniyetine olmalı. Örneğin Maden sektöründe çalışacak bir İSG Maden Mühendisi, Gıda Firmasında çalışacak ise Gıda Mühendisi, İnşaatta çalışacak ise İnşaat Mühendisi, Turizm Sektöründe çalışacak ise Turizm mezunu olmalıdır. Çünkü Bir şeyi kontrol etmek için bilmek gerekir.

    İşi bilen, konuya hakim, riskin nereden gelebileceğini öngörebilen,tecrübeli İSG Uzmanları olmalıdır.

     Denetlemenin arttırılması: Devletimiz 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile kuralları çok net belirli. Denetimler uygulamanın doğru olması için tetikleyici bir unsurdur. Her ne kadar son aylarda Çalışma Bakanlığı tarafından denetimleri arttırsa da, bizim işverenlerimiz için halen bu oran yetmemekte ve maalesef kazalar artmaya devam etmektedir. Bu kadar tedbirlerin yanısıra en önemli nokta "cana değer" ve "insana değer" mantığında gizlidir.

    "Ali gider Mehmet gelir" diye de işveren düşünür, "bana bir şey olmaz kaderde varsa ölürüm" diye düşünürse çalışan,daha çok canlar toprağa gidecektir.

    Sevgi ve vicdanla kalın.

    Saygılarımla Gonca Elibol İnsan Kaynakları Yönetimi Uzmanı/Eğitmen/Yazar

    goncaelibol@seninkariyerin.com.tr www.seninkariyerin.com.tr

    Kitaplarım:

    Pozitif Etki

    İş Dünyasında Başarı için ASTLARın ve ÜSTLERin Rolü