Yeni Sistemler GİG Ekonomisi ve Değişen Dengeler

  • 27
    MAY
    2014 hit
    Yeni Sistemler GİG Ekonomisi ve Değişen Dengeler

     

    Gelecekte birçok meslek değişecek. İş alanlarında beceriler hakim olacak ve özellikle gig ekonomisi yaygınlaşacak. Son günlerde sıkça duyduğumuz gig ekonomisi nedir? Esnek iş (gig work) anlamına gelen bu kavram, aslında müzik sektöründen doğdu. Kısa süreli iş alan, sahneye çıkan müzisyenler için kullanılıp günümüzde birçok sektörde yaygınlaşan bu tarz, serbest/freelance bir çalışma şeklidir.

    Dijital değişimle birlikte yakın gelecekte tam zamanlı sabit ücretli işlerin kaybolarak, kişilerin yetkinliklerine göre iş alanlarının çoğalması bekleniyor. Artık kişiler "becerilerini" kullanacakları işlere yönelerek para kazanacaklar. Çünkü iş hayatının baskı ve stres altında olması, katı kuralları, sınırlı gelişim olanakları özellikle yeni nesil gençleri tatmin etmiyor. Gençler daha esnek olacağı, girişimcilik yönlerinin ön plana çıkacağı ve üretebilecekleri alanları tercih ediyor.

    Dünyada ilk kez ABD'de ortaya çıkan gig ekonomisinin, 2020'ye kadar % 43'e ulaşacağı öngörülüyor. McKinsey & Company'nin 2016'da yayınlanan raporuna göre, ABD ve Avrupa Birliği'ne üye 15 ülkede 162 milyon kişi serbest olarak çalışıyor. Ülkemizde birçok sektörde yaygınlaşan gig ekonomisinin, 464 numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında yasal hükmü de bulunuyor.

    KODLAMA EĞİTİMİ ÖNEMLİ
    Eğitim sisteminde becerilerin ön plana çıkarılacağı bir sistemin kurgulanması geleceğe ciddi yatırım olacaktır. Özellikle çocuklarımızı yeteneklerine göre eğitmek gelecekleri için çok önemli. Bu kapsamda çocukların becerilerini ön plana çıkaracağı bir eğitim sistemi geçtiğimiz günler açıklandı. Yeni eğitim sistemi önemli değişimleri kapsıyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Ortaöğretim tasarımıyla ilgili çalışmayı sadece bir ders çizelgesi olarak görmek elbette mümkün değil. Bu Türkiye'nin bir gelecek projesi, bir ekonomi projesi, bir sosyal hayat projesidir. Türkiye'nin dünyada, bu topraklarda, bu coğrafyada onuruyla haysiyetiyle dimdik ayakta durabilmesinin bir eğitimsel projesidir" diyor.

    Gelişmenin tek yolu olan eğitim konusunda Bakan Selçuk'un eminim ülkemiz için çok önemli hedefleri var. Tecrübe ve öngörüleri ile şüphesiz iyi uygulamalar gerçekleştirecektir. 7. sınıfa giden bir kızı olan, yıllardır İnsan Kaynakları Yönetimi alanında çalışmış biri olarak bakanlıktan iki beklentim var. Birincisi "çok kitap okuyan" ve "muhakeme yapan" bir neslin oluşmasıdır. Kitap okuyan bir nesil, güzel yarınlar inşa edecektir. Dünyaya model olan bir Türkiye için kitap okuyan bir ulus olmamız şarttır.

    İkincisi ise ülkemizdeki milyonlarca gencimizin her birinin "kodlama eğitimi" alması ve teknolojik yaratıcılığın ortaya çıkaracağı bir eğitim sisteminin kurgulanmasıdır. Dünyada teknoloji devlerinin her yönden güçlendiğini gördükçe, ülkemizdeki insan kaynağının bu alana kaydırılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyorum.

    TEKNOLOJİ ÜLKESİ OLMALIYIZ
    Diğer taraftan dünyada ticaret savaşlarının teknoloji nedeniyle ortaya çıktığını gördükçe, teknolojinin ne kadar önemli ve tehditkar olduğuna şahit oluyoruz. Google'ın Huawei'ye karşı koyduğu ambargo dünyanın gündemine oturdu. ABD ve Çin arasında yaşanan teknoloji rekabeti küresel ekonominin yönünü belirliyor. Çin'in başkenti Pekin'de maliyeti 2.1 milyon dolar olacak yapay zeka teknoloji parkı 2020'de tamamlanınca bakalım neler olacak? Dünya böyle bir hal almışken, ülkemizin savunma sanayiindeki gibi atak yapması ve teknoloji üretmesi şart. Türkiye'nin milyonlarca genci varken, insan kaynağımız çok güçlüyken teknoloji devi bir ülke olmamız an meselesidir.

    Kaynak:Gonca Elibol Yeni Asır Köşe Yazarı