Yerli ve Milli olmanın Yolu

  • 20
    TEM
    2393 hit
    Yerli ve Milli olmanın Yolu

     Pandemi süreci ile birlikte tüm sektörlerde sosyal ve ekonomik anlamda sıkıntı yaşanılan şu günlerde sevindirici ve umut dolu işler de ortaya çıkıyor.
    İşte şimdi ülke olarak bir sevinç yaşıyoruz.
    Geçtiğimiz aylarda tanıtımı gerçekleşen, Türkiye'nin otomobili TOGG'un Bursa Gemlik'teki üretim tesisi için İnşaat Başlangıç Töreni gerçekleşti. İlk serilerin 2022 yılının son çeyreğinde bitmesi öngörülüyor.

    Tesiste, 2030 yılına kadar tamamı doğuştan elektrikli 5 farklı modelden toplam 1 milyon adet üretilmesi planlıyor.
    TOGG Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, "Covid sonrası dönemde Türkiye'yi küresel ekonomide daha güçlü konumlandırabilmek için 'Şimdi yatırım zamanı' diye belirtirken "bugüne kadar otomobilimizin AR-GE'si için de 700 milyon liranın üzerinde para harcadılar.
    Çünkü bu 83 milyonun otomobili. Çünkü sadece Türkiye'de üretilmekle kalmayıp, markası, patenti ve tasarımı da tamamen bizim olacak" diye ekliyor. CEO Gürcan Karakaş ise "Lisans ve imtiyaz hakları bize ait, tedarikçilerimizi kendimiz belirliyoruz.
    Bu sebeple yüzde 100 milliyiz. Ama biz yerliyiz de. Yerlilik oranımız üretim başlangıcında yüzde 51 gibi yüksek bir orana ulaşacak. Biz işte dönüşümü tetikleyeceğiz, birlikte tedarik sanayimizi geleceğe hazırlayacağız ve TOGG olarak yerlilik oranında lider hale geleceğiz" diye belirtiyor.

    ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI
    Yatırımcı grup olan Zorlu Holding, BMC, Turkcell, Anadolu Grubu, Kıraça Holding ileri teknoloji olan bu ürünün ülkemiz için önemini vurguluyor. Ülkemizin dışa bağımlı olduğu alanlardan biri olan otomobil sektörünün TOGG ile büyük ölçüde ortadan kalkacak olması sevindirici ve bir dönüm noktası. Ancak millet olarak istersek daha nice dönüm noktaları yaşayabiliriz. Her zaman dile getirdiğim gibi "Türkiye en zor olan savunma sanayini başarıyorsa her alanı başarır."

    EN DEĞERLİ SERMAYE İNSAN
    Başarının kaynağı insandır ve insan en değerli sermayedir. Bu yüzden dünyaya model bir Türkiye olmak için hammaddemize yani insana yatırım yapmamız şarttır.
    Bu yüzden geleceğin kurucuları olan gençleri iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerji, yüksek teknoloji vb. gibi yüksek maliyetli dışa bağımlı olduğumuz alanları gençlere iyi anlatmalıyız. Ağaç yaşken eğiliyor. Gençleri yetiştirirken, ülkemizin mevcut kapasitelerini, bunları insana çevreye ekonomiye faydalı nasıl işler üretilebileceğini, bunları nasıl fırsata çevireceklerini anlatmak, ayrıca onların da hayallerini ve fikirlerini somutlaştıracak eğitim sistemi kurmamız gerekiyor. Gençlerin fikirlerini proje ve iş modellerine dönüştürmek için desteklenmelidir. Bu noktada sadece devletin değil, iş dünyasının ve tüm sektörlerin el birliği ile hareket etmek maddi ve manevi olarak sahip çıkmak gerektiğini unutmamak gerekir. Gençleri dinlemek onlardan ilham almak önemlidir. Dünyada tersine mentorluk gün geçtikçe ilgi görmektedir.

    PATENT ÇALIŞMASI ÖNEMLİ
    Güçlü bir ekonomiye ulaşmak, gelişmiş bir ülke statüsüne çıkmak, kendine yeten, bağımsız bir ülke olmanın en etkin yolu bilimsel üretim yapmaktır. Şüphesiz bunun adresi ise eğitimdir. Okullarda (ortaöğretim dahil) patent çalışmaları üzerine yoğunlaşılmalıdır. Fikirlerin, projelerin, somutlaştırılması patent ürünlerin ortaya çıkması için Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK tarafından zorunlu tutulabilir. Çünkü bir ülkenin bilimsel çalışmalarının en önemli göstergesi patent sayılarıdır. Okulların patent üretebilmesi performans kriterlerine eklenebilir.
    Ayrıca iş dünyası ve okulların işbirliği de zorunlu tutulabilir. Mesela sanayide ithal edilen malzeme, hammadde, teçhizat gibi ürünlerin neler olduğu dijital bir sisteme aktarılmalı, buradan alınan verilere göre eksiklerin giderilmesi için okullarda bilimsel çalışmalar yapabilir. Ülkemizin yerli ve milli üretimlerinin artması yine elimizdedir.

    Kaynak: Gonca Elibol

    Yeni Asır Gazetesi Köşe yazısı